EVENT: KINFOLK, A MESSY MEAL

I’ve been looking forward to this event, because I wanted to join a Kinfolk dinner ever since I met Kinfolk. Being a huge fan of both Berlin and Kinfolk, this event was the perfect excuse for a two day trip.

The winter season event of Kinfolk is called “Kinfolk, A Messy Meal” and the theme was Wabi-Sabi, a Japanese aesthetic concept. I hadn’t heard of Wabi Sabi before and I had the chance to learn about it by experiencing last night’s event. The dinner was organised by Artur, a Dutch designer and creative consultant. I could easily say that he put lots of effort in the organisation and took care of everything with delight. There were naturally many others, who made last night possible. Agora Collective hosted the dinner and the tea ceremony, Mario introduced us with 6 different “messy” wines and LA Cold Press welcomed us with fresh juices. The food that our chef Ayumi Saito and her team prepared for us made the night unforgettable. It was the tastiest Japanese food I ever had.

The event started at Kindl – Center for Contemporary Art, an impressive building with an airplane hanging from the ceiling. All participants met inside this building and we introduced ourselves. We were around 30 people and many of us had design-related jobs. We took a walk to Tempelhof, a park larger than Central Park, and though the tiny gardens, where people grow their own plats and vegetables. We were all asked to find a leave and hold on to it.

We arrived at the Agora Collective around 19.00 and framed the leaves that we collected. Autumn leaves are apparently good examples of the aesthetic concept of Wabi-Sabi. We then sat down for the tea ceremony. We tried three types of very unusual teas. The one made with sesame was my favourite. We had the opportunity to learn about the history and philosophy of the Japanese tea ceremony.

The “Messy Meal” was downstairs and the menu that our chef prepared for us was unbelievable. After the unlimited wine and amazing Japanese food I reached the peak of the night. We were able to meet great people from all around the world. People from America, Canada, Argentina, who moved to Berlin in the part years. Many thanks to Artur, Kinfolk and everyone behind this fantastic night.

P.S.: I’m looking forward to reading about Hande’s experience of the Kinfolk gathering in Istanbul.


Bu guzel etkinligi cok uzun zamandir bekliyordum. Kinfolk ile tanistigimdan beri herhangi bir etkinligine katilmak buyuk bir istegimdi. Zaten insan Berlin’i de cok sevince iki gunluk bir kacamak cok tatli geldi.

Kinfolk’un kis donemi etkinliginin adi “A Messy Meal” idi ve bir Japon felsefesi olan Wabi-Sabi temaliydi. Daha once Wabi-Sabi hakkinda pek bir sey duymamistim ve bu tema hakkinda ogrendiklerim de bu yemegin bana kattigi guzelliklerden biri oldu. Berlin’deki etkinligi bu sene Artur organize ediyordu. Arthur mimarliktan danismanliga ve sanata, kisaca kreatif olan her sey ile ilgilenen ve Berlin’de yasayan bir Hollandali. Bu yemegi cok buyuk bir zevkle hazirladigini farketmek kolaydi. Tabi ki arkasinda cok buyuk bir yardimci grup oldugunu da belirtmek gerek. 6 farkli ” messy” sarap ile bizi tanistiran Mario, yemege ve cay seramonisine ev sahipligi yapan Agora Collective ve Kindl’a ilk girdigimizde bize  cok lezzetli meyve sularini sunan LA Cold Press. Ama geceye damgasini vuran muthis yemekleriyle Japon sef Ayumi Saito ve ekibiydi. Bugune kadar bu kadar lezzetli Japon yemegi yedigimi hatirlamiyorum.

Saat 17.00 gibi Kindl – Zentrum fur Zeitgenossische Kunst’ta diger katilanlarla bulustuk. Tanimadigim insanlarla Kinfolk catisi altinda yemek yemenin cok degisik bir tecrube olacagini tahmin ediyordum. Kindl mimari acidan cok etkileyici bir bina. Yuksek tavanlar, ortadan asagi sarkan bir ucak ve altinda icilen meyve sulari cok guzel bir baslangic oldu. Yaklasik 30 kisiydik ve bir sekilde herkes kendini tanitti. Cogu insan tahmin ettigim uzere tasarim ile ugrasan kesimdendi bir kac mimar da bunlara dahildi.

Sonrasinda Arthur bizi Tempelhof’a bir yuruyuse goturdu. Ucsuz bucaksiz terk edilmis bir havalani ve bir kosesindeki halkin yarattigi muthis tatli bahceler. Herkes bir sonbahar renginde yaprak aldi. O sirada bu yapraklarla ne yapacagimizi tam bilmiyorduk tabiki.

Saat 19.00 gibi yemegin oldugu Agora Collective’e vardik ve ust katta bizi bir Japon cay seramonisi bekliyordu. Sectigimiz yapraklari cerceveledik. Sonbahar yapraklarinin Wabi Sabi icin muthis bir ornek oldugunu sonradan farkettim denebilir. Cay seramonisinde susamdan pirinc sutlu caya 3 farkli cay denedik. Susam ile yapilanda aklim tamamen kaldi denilebilir. Cay seramonisinin arkasindaki mantigi dinlemek hareketleri gozlemlemek cok cok guzeldi.

Sonrasinda “Messy Meal” olan alt kata indik.  Japon sef bize enfes bir tatli dahil menu hazirlamisti. Sinirsiz sarap ve japon yemegi ile gecenin sonunda zirvede oldugumu soylemek garip olmaz. Fotograflarin bu noktada kendisini fazlasi ile anlattigini dusunuyorum. Bir suru guzel insanla tanistim. Amerika’dan Kanada’dan Arjantin’den gelip de Berlin’e yerlesen guzel insanlara. Arthur’a, Kinfolk’a ve geri kalan butun herkese buradan da tesekkur etmek istiyorum.

Not: Istanbul’da bu etkinlige katilan Hande‘nin oykusunu de dinlemeyi dort gozle bekliyorum.

 

1 Comment

Comments are closed.