SPOT: CARL VON STAHL HAUS

We’ve been trying to explore Bavaria more and more during Weekends since we started working this  year. Because it’s not always easy to find useful information about the trails, we mostly plan our hikes based on suggestions from our Bavarian co-workers etc. Carl von Stahl Haus was one of those tips and we reserved two beds weeks before our visit.

Carl von Stahl Haus is a cabin, or a “Hütte” in German. This means that you shouldn’t expect the same standards as a conventional hotel. Such cabins are places that offer you a place to stay after hiking.

On the 19th of December we took off to our destination after making sure that the weather was sunny and dry. The cabin was in the Bavarian region of Berchtesgadener Land, so we took the bus from Bad Reichenhall to Jennerbahn, which is where the climb begins. Mount Jenner is a 1874 m high mountain and a popular destination for skiers. From the summit of Jenner it is possible to look over Königsee, probably the most beautiful (and most famous) lake of Germany. Since we wanted to make it to the Carl von Stahl Haus before sunset we started walking to the east, on the ridges of Jenner.

maps

 

The Alpine societies of Germany and Austria are really well established. The trails of the regions are grouped in three levels of difficulty: Blue – Red – Black. Blue routes are usually easy and doesn’t require much experience. Although we were very confident about the blue hiking route to the Stahl Haus, we were soon intimidated by the first 100 meters of the route. The noth facing path was completely frozen and covered with an ice that was impossible to break with our shoes. Luckily after the first few hundred meters the trail was fine and we arrived at the Stahl Haus in little over an hour.

It’s an important notice that you should be aware of what to expect before going to a Hütte like this one. We didn’t have any heating anywhere outside the ground floor, which contains a kitchen and a small restaurant. The room was probably as cold as the outside (if not colder) and the closest plug was in the corridor. (Not to mention that we had no internet) If you are a member of the Deutscher Alpen Verein it is a very cheap type of accommodation, otherwise most cabins cost more or less 30 Euros per bed.

It’s impossible not to be amazed at the stars in a place like this, when you are used to the city life. The mountains remind you that it’s still possible to be alone in this world, while feeling a little scared looking up the hills surrounding you.

We wake up at 7 to see the sunrise, which takes place much later between the mountains. First the tips of the mountains start to glow in a bright orange, then the sky changes color and the sun emerges.

I really feel the need to know the mountains better and will definitely read a guide, to be able to distinguish them.
Better trails will come after the visit to Istanbul…


Çalışmaya başladığımızdan beri Bavyera’da gezmek için daha fazla zaman ayırmaya çalışıyoruz. Bölgedeki gezinti olanaklarıyla ilgili bilgiler internette çok fazla bulunamadığından planlarımızı daha çok çevremizden aldığımız tavisyelere göre yapmaya çalışıyoruz. Almanya – Avusturya sınırına teğet bir noktada bulunan Carl von Stahl Haus’u da bu şekilde öğrenip çok önceden rezervasyon yaptık. Burası genelde alışık olduğumuz gibi bir otel değil, “Hütte”, veya İngilizce “cabin”. Hütteler genelde dağda yürüyüş yaptıktan sonra size geceyi geçirebileceğiniz bir yatak sunan tahta evler.

19 Aralık’ta hava tahminlerine de baktıktan sonra yola çıktık. Kalacağımız Hütte Bavyera’nın Berchtesgadener Land bölgesindeydi. 3 saatlik tren yolculuğundan sonra Bad Reichenhall’da inip tırmanışa başlayacağımız Jennerbahn Station’a varmak için otobüse bindik. Jenner Dağı’nın (1874 m) tepesinde ilk olarak Königsee’yi yukarıdan gören noktaya tırmandık. Manzara, güneşin batışı, her şey inanılmazdı. Königsee’yi hep botla geçtiğimiz için yukardan görmek çok farklı bir deneyim oldu. Carl von Stahl Haus’a güneşin batışından önce varabileceğimiz şekilde yola koyulduk.

Bavyera’da dağ yolları zorluklarına göre üç seviyeye ayrılmış durumda: kolaydan zora doğru mavi, kırmızı ve siyah. Stahl Haus’a giden yolun mavi olarak işaretlenmüş olması içimizi rahatlatmış olsa da yolun daha en başında sert buzla kaplı dik yokuşu görünce gözümüz oldukça korktu. Neyse ki burayı atlattıktan sonra yol çok daha düzgündü ve yaklaşık bir saatte, hava kararmadan önce, Hütteye varabildik.

Şunu belirtmekte  fayda var: bu gibi Hüttelere gitmeden önce ne beklediğinizi iyi bilmeniz gerekiyor. Stahl Haus’ta giriş katındaki yemek bölümü hariç ısıtma yoktu. Dolayısıyla üstünüze kat kat battaniye örterek çoraplarınızla uyumanız gerekiyor. Odada priz yok. (Tabi ki internet de) Tam bir Bavyera yemeği olan et, patates, lahana o soğukta gerçekten ihtiyacınız olan her şeyi karşılıyor. Eğer Deutscher Alpen Verein üyesi değilseniz (en yakın zamanda üye olacağım) Hüttelerde konaklamak genelde gecesi yatak başına 30 Euro.

Gece alın lambamız ile birlikte yürüyüşe çıkıyoruz. Dağların arasında o kadar çok yıldız görüyorsunuz ki dünyada ne kadar yalnız olunabileceğini hatırlıyorsunuz. Gece dağların arasında sessiz bir şekilde durmanın bir ürkütücülüğü de yok değil. Alplerin üstünden geçen uçakların gece bıraktığı izler ise kayan yıldızları hatırlatıyor.

Sabah 7’ye alarm kuruyoruz dağların arasından güneşin doğuşunu izlemek için. Pembe ve turuncu arasında gidip gelen dağlar ve rengi her an değişen gökyüzü. O an kendime Bavyera’daki dağları tanıyabileceğim bir rehber almam gerektiğine karar veriyorum. Aynı yere çok sık inip çıkmadıkca bir bakışta gördüğünüzün hangi dağ olduğunu anlamak imkansız.

Istanbul sonrası yeni bir kabin gezisine kadar en iyisi bu…..