İZLANDA REHBERİ / ICELAND GUIDE

izlanda sonrası sendromumdan sonra elimi bilgisayara atıp yazı yazmaya başlamam uzun sürdü. Sonunda ilk önce bir bilgilendirme postu yapıp, daha sonra izlanda’yı bölge bölge anlatmaya karar verdik.

Öncelikle izlanda, herkesin “orada ne yapacaksın, sırf buz varmış” ya da “orada ağaç bile yok, başka yer mi kalmadı gezecek, bak Portekiz çok güzel” dediği bir hedef oldu. Buna rağmen beklentilerimiz çok yüksekti ama tabi ki hayatımın en iyi gezisi olacağını daha bilmiyordum. Siz de bu “hiçbir şey olmayan” ülkeye gitmeyi düşünüyorsanız buradan buyrun.

Başlamadan okuyucuya not: Google Maps’te işaretlediğimiz kırmızı noktaların F Road olanları hariç hepsini gezdik, sarı noktalar ise kaldığımız yerler.

 

Vize

İlk önce vize ile başlayayım. izlanda, Schengen Vizesi ile girilebilen bir ülke. Direk uçuşlar da Avrupa birliği ve Amerika içerisinden yapılabildiği için havaalanında pasaport kontrolü yok. Biz Münih’ten Airberlin ile direk uçtuk (yaklasik 350 Euro) fakat İstanbul’dan henüz direk uçuş yok ve genelde Oslo, Kopenhag gibi şehirlerden aktarma yapılıyor.

İklim

Sadece yaz mevsimini gördüğümüz için genel bir beyanda bulunamayacağım. Evet, yazın çok kalabalık ve bir şelalede gezerken etrafınızda onlarca Amerikalı turist olabiliyor, fakat izlanda’nın bu mevsimde hayat bulup buz ve karların altından gerçek renginin ortaya çıkabildiğini düşünüyorum. Elbette karlar altındayken çok farklı ve etkileyici bir görünüme bürünüyordur fakat kışın görülmesi gereken birçok yerin kar nedeniyle bloke olduğunu da biliyorum. Kuzey ışıklarını görme ihtimali açısından ise sonbahar – kış çok daha uygun mevsimler. Buz mağaraları turları da ekim ayından itibaren yapılabiliyor. Biz yine de bir sonraki ziyaretimizi yine yazın gerçekleştirirdik diye düşünüyoruz. Yazın bile sıcaklığın da 13-15 derece civarında seyrettiğini eklemeliyim.

Giyim

Yazin yaninizda gereken seyleri listeliyorum:

Mont: Kesinlikle rüzgar ve su geçirmeyen

Botlar: Uzun yürüyüşler için trekking botları (mümkünse su geçirmeyen)

Baton: Batonla yürümeyi tercih ediyorsanız uzun yürüyüşlerde çok rahat edebilirsiniz

Aksiyon kamerası: Bu kameralar için dünyada daha uygun bir ülke var mıdır bilmiyorum. Eger almayı düşünüyorsanız bu gezi tam sırası. Gitmeden önce kiralamak da mümkün.

Mayo / Bikini: izlanda’nın belki de en şaşırtıcı ama en güzel parçası

Havlu: Havlu ve daha da çok havlu

2-75

Hofsos

Terlik: Gördüğünüz her sıcak suya atlarken lazım olacağı için… (Blue lagoon, kaynak sular, hot tublar)

Bere, atkı vs.: Yazın hava çok soğuk olmasa da hazırlıklı olmak lazım.

izlanda kadar yağmur yağan bir ülkeye, her şeye rağmen şemsiyesiz gitmenizi öneriyorum. Şemsiye açan kimseyi görmediğimiz gibi, biz de yağmur yağarken çevremize hayran hayran bakmaya devam edebilmek için kapşonlarımızı tercih ettik. izlanda’nın iklimini özetleyen birçok yazı gördük ama en sevdigim alıntıyı buraya ekliyorum: “If you don’t like the weather just wait 5 minutes.” Ve evet izlanda bu alıntının hakkını gercekten veriyor. Yirmi dakikalik bir araba yolculuğunda dört mevsime şahit olabiliyorsunuz.

Ulaşım

izlanda’da en mantıklı ulaşım yöntemi araba kiralama. Yaz sezonundaki yoğunluktan dolayı gitmeden mutlaka internetten rezervasyon yapmanızı öneriyoruz. Biz uçaktan inip havaalanındaki Budget ofisine vardığımızda çok uzun bir sıra bekledik. Keflavik havaalanı içerisinde Budget/Avis, Hertz ve Europecar ofisleri var, ama diğer araba kiralama şirketlerine shuttle ile ulaşılabiliyor. Biz valizle çok yürümek istemediğimiz için Budget’tan kiraladık. Başta Hyundai I10 kiralamamıza rağmen cüzi bir fiyata bizi isteğimiz üzerine I30a upgrade ettiler. Bana kalırsa ileride anlatacağım yollar için mantıklı bir tercih oldu. Araba kiralamadaki başka bir gereklilik, limiti yeten bir kredi kartının yanınızda olması. izlanda’da araba şirketleri kesinlikle sizden cash almıyorlar ve vardığınızda 5 euro gibi sembolik bir rakam çekip geri döndüğünüzde bütün ücreti o karttan çekiyorlar. Yanınızda cash götürüp bizim gibi ödemeyi denemeyin derim.

Araba kiralarken aklınızda olması gereken bir bilgi de, kiralama şirketlerinin hiçbirinin nakit veya banka kartıyla ödeme kabul etmemesi. Dolayısıyla kredi kartınızın yanınızda olduğundan ve limitinin yeterli olduğundan emin olmanız gerek.

Ayrıca arabanızı alırken size tamamen izlanda’ya özgü kül, mıcır ve kum sigortalarından satmaya çalışıyorlar. Kül sigortası ancak bir volkanik patlama sırasında işe yaradığı ve zaten ana yolların dışına çıkmamayı planladığımız için fazladan bir sigorta yaptırmadık. Başka bir tavsiye ise bizim yaptığımız gibi arabayı o an aldığınızda olduğunca fotoğraf ve video ile hasarları belgelemeniz. Sonrasında arabayı teslim ettiğinizde çıkabilecek sorunları kesinlikle azaltacaktır. Çünkü arabayı geri getirdiğinizde muhtemelen çamur içinde olacak.

Benzin konusunda Reykjavik ve diğer küçük şehirler yeterli sayıda benzin istasyonuna sahip. Yolda üzerinde ise istasyonların seyrekleştiği noktalar olabiliyor. Dolayısıyla şehir merkezlerine vardıkça depoyu tamamlayıp yola devam etmekte fayda var. Benzincilerin neredeyse tamamı self-service, yani kredi kartınızla kendiniz ödeme yapıyorsunuz. Yine nakit geçmeyen noktalardan biri.

izlanda’da çeşitli yol kat etme ve konaklama şekilleri arasında otostop da çok yaygın. Biz de Skogafoss’a giderken bir otostopçu bir çifti arabamıza aldık ve Çek Cumhuriyeti’nden izlanda’ya 6 ay bir restoranda çalışıp gezmek için geldiklerini öğrendik. Onlar da Skogafoss’tan başlayıp Thorsmork’ta biten sekiz saatlik yürüme parkurunu yapacaklardı. Biz şelaleyi gezerken onlar da inip yürümeye başladılar.

Turlar da baska bir ulaşım yolu. Konaklama dahil turlar otobüsle görülmesi gereken temel yerlere uğruyor. Biz genelde daha yaşlı turistlerin bunu tercih ettiğini gördük. Yine de araba kiralamak istemeyenler için iyi bir seçenek olduğunu söyleyebiliriz. izlanda bilinen mekanlar dışında yoldan saparak keşfedilecek çok fazla yere sahip olduğu için, araba kiralamayı tavsiye ediyorum.

Muhtemelen en maceralı ulaşım yolu ise bisiklet. Adayı baştan sona inanılmaz bir enerji ile gezen bisikletliler görduk. Ekipman ve enerjiniz var ise müthis bir keyif olmalı.

Experience Turları

Turistik noktaların çoğunda özel turlar sunan şirketler var. Örnek olarak Akureyri’de balina gözlemleme, Jokulsarlon’da buzların arasında tekneyle gezme ya da Vatnajokull’da buz tırmanışı turları… Bunlar çok güzel turlar fakat bir o kadar da pahalı. Gitmeden bütçe oluşturmak ve çok önceden yer ayırtmak önemli.

2-69

Yollar

izlanda’da yolların her biri bir numaraya sahip. Ada’nın çevresini dolaşan ring yolunun da numarası 1. Sadece 4×4’lerin girebildigi ve “river crossing” gerektirebilen yollar da var, bu yollara F-Road deniyor. Normal araba ile bu yollara girmemek hem güvenlik hem de trafik cezası yememek konusunda önemli bir nokta. Eger kalabalıksanız ya da butceniz var ise jip kiralamanizi tavsiye ederim. Biz hiç F-Roadlara girmeden de çok fazla yeri gezdik.

Ada genelinde hız sınırının en fazla 90 olmasına da dikkat etmek önemli. Biz ceza yemediysek de özellikle yazın trafik polisinin aktif olduğunu okumuştuk. Yol boyu dikkatimizi çeken bir başka şey de malesef telef olan kuşlardı. Doğal yaşamlarına turistler olarak pek iyi bir katkı yapmadigimiz söylenebilir.

Tek şeritten oluşan köprülere dikkat etmek de önemli. Bir anda karşınıza çıtığında kesinlikle yavaşlayıp karşıdan araba gelmediğinden emin olmak gerekiyor.2-71

Konaklama

Yine her turistin farklı bir konaklama yöntemi seçmiş olduğunu belirtebilirim.

temel olarak 3 farklı grup vardı:

Çadır

Çadır iklim nedeniyle bana kalırsa sadece yaza uyan bir konaklama yöntemi. Neredeyse her göl ve şelalenin yanında kamp kuran insanlar görmek mümkündü. Sabah çadırı açtığınızda karışınızda muhteşem bir manzara görmenin de bir lüks olduğunu unutmamak gerek. Çok fazla kamp alanı olsa da, ıssız yerlerde tek başına kamp yapan insan sayısı da çok fazlaydı.

Happy campers ya da Karavanlar

Yaz sezonunda karavan kiralamak da pek ucuz değil, fakat konaklamanın da ne kadar pahalı olduğunu düşününce hiç de fena bir yöntem değil. Karavan dışında Happy Camper ya da bezer isimleri olan mini vanlar da kiralanabiliyor. Bunların içinde tuvaletleri yok, ama kamp alanlarında park edip çadır kurmakla uğraşmadan kalabiliyorsunuz.

Otel  / Hostel / Airbnb

Bizim gibi ilk izlanda maceranızı yaşayacaksanız ve sıcak su hemen yanınızda olsun istiyorsanız, hoşgeldiniz.

Buradaki otel/hosteller için çok çok erkenden yeri ayırmalısınız, şayet bu ülkede çok az yerleşim birimi olduğundan konaklayacak yer bulmak da bir o kadar zor. Biz 8 gecenin her birnde farklı bir yerde kaldık. Airbnb’den Booking’e farklı kiralama yontemleri kullandik. Sonraki postlarda anlatacağımız her oteli ya da farmhouseu tavsiye edebiliriz.

Para/ beslenme

izlanda genel olarak Norveç’e benzer pahalılıkta bir ülke. Para birimi izlanda Kronu ve 1000 Kron yaklaşık 8 euroya denk geliyor. Biz gitmeden yanımıza yine Norveç gezimizdeki gibi kuruyemiş ve konserveler aldık bunlar gezi boyunca bunlarla beslendik denebilir. (Fiyat ve yemeğe ulaşılabilirlik anlamında) Şelalelerin ya da durakladığınız doğal yerlerin yanında genelde tesisleşme olmadığından yanınızda yiyecek olması çok pratik. Muhteşem izlanda suyunu da bedavaya musluktan içebiliyorsunuz. Bir gün çorba icip, bir kere de hadi bu kadar geldik taze kuzey balığı yiyelim dediğimizde, çorbaya 15 euro balığa 38 Euro verdiğimizi belirtmeliyim ki kafanızda bir fikir oluşsun. Bir latte de 5-6 euro civarında. Magnetler ise 8-9 Euro. Genelde Bonus’tan (pembe domuz logolu supermarket) yanımıza füme somon (fiyatı normal olan yegane yiyecek), peynir ve izlanda’ya özgü müthiş tadı olan Skyr yoğurtlarından aldık.

Yediğimiz en ucuz yemek olan Selfoss’taki Dominos Pizza’da da kuyruk yüzünden 90 dakika bekledik, çünkü 19 dakika anladığımız bekleme süresinin 90 dakika olduğunu öğrendiğimizde artık çok geçti. O açlık üzerine akşam 10’da yenen pizzanin keyfi başka.

Bu da 8 günlük gezimizin 3 dakikalık özeti:

Iceland from goksu koksoy on Vimeo.

2 Comments

  • Burcu Basar says:

    Harika bir yazi! Ben de Nisan’da gitmistim ama uc sene oldu. Sanirim o zamandan beri turist sayisinda da bir artis oldu. Ilk hislerim Istanbul’dan yaklasik alti saat ucarak Uzay’a geldim olmustu!

  • Sevda Köksoy Küey says:

    Çok ozenerek okudum. Çok yalın ve güzel anlatmışsın Göksucum. Okudukça daha çok görmek istedim. Kalemine sağlık canim.

Comments are closed.