Güney izlanda

Güney izlanda gezinin en cok kilometre yaptığımız bölgesi oldu. 8 günü 4000 kilometre ile tamamlamış olmamızın büyük bir sebebi Jokulsarlon’a kadarki bütün yolu bir gün içinde gidip gelmiş olmamiz. Konaklamak için güneydeki en büyük yerleşim yerlerinden biri olan bizim de kaldığımız Vik’i tavsiye edebiliriz. Biz Airbnb’den bulduğumuz küçük bir çiftlik evinde kaldık ve Reynisfjara, Dyrdolaey gibi yerlere çok kısa mesafedeydik. Reykjavik’ten 1 numaralı otoyolu (izlanda’yı ring olarak dönen ana yol) takip ettiğinizde göreceğiniz yerlerden sıra ile başlıyoruz…

Seljalandfoss2-43

Hani izlanda’da bir şelale varmış ve arkasına geçiliyormuş konulu Instagram fotoğrafını yakalayabilmek için gezinin başından beri can atıyorduk. Seljalandfoss’ta hayatımızda ilk defa bir şelalenin arkasına geçme fırsatımız oldu. İzlanda’da gördüğümüz onca şelalenin arasında bizi en çok etkileyenlerden biri bu oldu. Yolda bize eşlik eden otostopçu Çek çiftin ıslanmaya hazır olmamız için yaptığı uyarı üzerine sıkıce giyinip GoPro’yla yürüyüşe başladık. Kameralarınızı koruyacaş bir şekilde sarmanızı kesinlikle tavsiye ediyorum.

Seljavallalaug

“İzlanda’ya gidiyorsak mutlaka yalnız başımıza yüzmeliyiz” dedik, ve sabahın 05:30’una çalan alarm ile yola çıktık. Yarım saat sonra oradayız. Dar yollardan ve çiftlik evlerinin yanından geçiyoruz ama yolu bulmak düşündüğümüz kadar kolay olmuyor. Ne de olsa dağların arasında 1930’dan kalma bir havuz arıyoruz. Birkac kere sağa, birkaç kere sola döndükten sonra araba yolunun bittiği yerde araba yolunun bittği yerde park ediyoruz. Burada aynı havuzda yüzebilmek için tüm lükslerinden vazgeçmiş olan kamp yapanları görüyoruz. Dolayısıyla hayal ettiğimiz kadar yalnız yüzdüğümüz söylenemez, ama 20 dakikalık muhteşem bir yürüyüşün ardından varılan sıcak havuzda yüzmek hiçbir şeye değişilmeyecek gibiydi.

Skogafoss

2-21

Seljalandfoss’tan Skogafoss’a ilerlerken Izlanda’nın gercek büyüsünü görüyorsunuz. Skogafoss başlı başına doğanın gücünü anlatmaya yeten bir şelale. Yanına yaklaşmaya başladığınızda öyle ıslanıp öyle yüksek bir ses duyuyorsunuz ki şelale sizi alıp içine çekecekmiş zannediyorsunuz. Bizi izlanda’da en etkileyen yerlerden belki ilki de yine Skogafoss’un yanından yukarı çıkarak başlanan ve Þórsmörk’a kadar uzanan yürüyüş yolu oldu. Yolun sadece başlarını yürüyebilmiş olsak da iyice hazırlanıp ekipman getirmediğimze pişman olduk ve 6 saatlik trekking rotasını bir dahaki gelişimizde yapılacaklar listesinin en üstüne koyduk. Skogafoss’un yanındaki basamakları tırmanmaya kesinlikle üşenmeyin

Skogafoss Þórsmörk arasi yoldan manzara…

Solheimasandur 

Burası yine Instagram’da çok sık karşılaşabileceğiniz, insanların yanında fotoğraf çektirdiği düşmüş bir uçağın kalıntısı. Biz buraya vakit ayırmamaya karar verdik fakat görmeye değer bir nokta olduğu kesin. 4X4 ile ulaşılabildiğini ekleyelim.

Dyrdolaey 

Reynisfjara izlanda

Dyrdolaey’dan Reynisfjara’a uzanan manzara

Burası, kuzeye baktığınızda Mýrdalsjökull buzullarını, doğuya baktığınızda ise Reynisfjara ve Reynisdrangar’i tepeden tepeden görebileceğiniz bir yarımada. Yarımadanın tam önünde de denize doğru uzanan muhteşem bir ark var. Burası İzlanda’nın sembol hayvanı olan sevimli Puffinleri yazın görmek için en uygun yer.

Reynisfjara – Black Beach
Black Beach Iceland

Ah o güzel siyah kumsal… Saatlerimiz burada geçti. Okyanusun sesi, saiyah taşlar ve patates kızartması gibi aşınmış kayalar ve denizin ortasından yükselen taşlar… Anlatmakla bitmeyecek, gidip görmek gereken mekanlardan biri burası. Kumsala vuran dalgaların şiddetini kesinlikle küçümsememek lazım, çünkü ayaklarınızın altından taşlar beklemediğiniz bir anda akıp gidebiliyor ve dengenizi kaybedebiliyorsunuz. Zaten kumsalın girişinde de bununla ilgili uyarılar mevcut.

Konunun ciddiyetinin anlaşılması için buraya “Guide to Iceland”ın bu konuyla ilgili bir postunu ekliyoruz:

https://guidetoiceland.is/connect-with-locals/regina/extremely-dangerous-waves-by-reynisfjara-and-kirkjufjara-in-south-iceland

At sevme durakları

Gitmeden önce “where to find Icelandic horses” diye aratıp belirli bir yer bulamadıysanız size bir iyilik yapalım ve bir sürü atın yol kenarında dolaştığı yerlerden birini paylaşalım. Buranın iyi taraflarından biri de nasıl olsa uğrayacağınız Black Beach’e (Reynisfjara) yakın olması. Eğer o tarafa gitmeyi düşünmüyorsanız da merak etmeyin, İzlanda’nın her yerinde at çiftliklerini sık sık göreceksiniz. En fazla at gördüğümüz bölge ise Golden Circle.

Vik

Vik, Reykjavik’e yaklaşık 180 km uzakta bulunan güney sahilinin mecburi incisi. Bir market ya da konaklama arıyorsanız Vik geniş bir bölge içerisindeki tek tercih. Nüfusu aslında 200 kişi olmasına rağmen yazın 1000 kişiye kadar çıkıyor. Bu küçük köyün marketlerinde kuyrukta beklemek ya da otellerine yer bulamamak bile mümkün olabiliyor. Jokulsarlon’a gitmeden önceki en mantıklı konaklama noktası Vik.

2010 yılında tüm Avrupa’da uçuşların iptal olmasına sebep olan ve ismini telaffuz etmek İzlanda’lı değilseniz imkansız olan “Eyjafjallajökull” yanardağ patlamasında Vik yakınlığı nedeniyle en cok zarar gören yerlerden biri olmuş. Burası aynı zamanda Mýrdalsjökull buzlunun hemen güneyinde, yani 1918’den beri patlamamış ama hala aktif olan olan Katla Yanardağı’nın yakınında. Katla’nın patlaması halinde çok siddetli bir sel ile Vik’in ortadan silinmesi bile mümkün ve aşağıda fotoğrafını görebileceğiniz yüksek bir noktaya inşa edilmiş kilise ise bu selden kurtulması mümkün olan tek yapı olarak gösteriliyor. Vik, başkent Reykjavik’ten 3, kuzeyin başkenti Akureyri’den ise 5 kat fazla yağış alıyor. Zaten birkaç dakikada bir değişen bir hava durumu sayesinde asla kuru kalmıyorsunuz.

Eldhraun Lava Field

Vik’ten Jökulsarlon’a giden uzun yolda sağlı sollu gördüğünüz yeşil “pofidikler,” 1783 ile 1784 yılları arasında yaşanan, tarihte bilinen en güçlü yanardağ patlamalarından biri sonucu oluşmus olan “Eldhraun” lav arazileri. Lavlar yaklaşık 562 kilometrekarelik lik bir bölgeyi kaplıyor. Yol üstünde bu lavları yakından gözlemek için park edebileceğiniz birkaç nokta da var.

Fjallsarlon

Bizce Jökulsarlon’un isminin yanında en ‘underrated’ yerlerden biri Fjallsarlon. Burasi Jokulsarlon’a beş dakika mesafe olmasina rağmen çok daha az biliniyor. Varsın öyle kalsın, biz de size buradan önerelim. Sakın burayı pas geçmeyin.

Jökulsárlón

Geldik güney izlanda’nin en sürreal noktasina. Jökulsárlón İngilizce terimini kullanmak gerekirse bir ‘glacial river lagoon’ ve Vatnajökull milli parkının eteklerinde yer alıyor. Buzulların erimesi ile oluşan bu göl, Breiðamerkurjökull buzulunun küçülmesi somucu boyunu 1970’den beri 4 katına çıkçıkarmış. Buz parçalarının buradan kopup okyanusa kadar yüzüşünü izleyebiliyosunuz. Biz kıyıda buzulları izlerken kafasını sudan çıkarıp insanları seyreden çok sayıda fok balığı da gördük. İsterseniz göldeki dev buzulların arasında gezebileceğiniz tekne turları da var.

 

1 Comment

Comments are closed.