Region: Golden Circle, Iceland

İzlanda’nın en popüler destinasyonu Blue Lagoon ise, ikincisi de “Golden Circle” rotası. Reykjavik’ten başlanabilmesi ve elinizi çabuk tutarsanız bir günde bitirilebilmesi bu rotayı en sık ziyaret edilenlerden biri yapıyor. Golden Circle’ın tamamını yapan turlar var, ama turla gezerseniz durup fotoğraf çekme fırsatı bulamayacağınız için en keyifli yöntem kendi arabanizla gezmek. Emin olun gördüğünüz manzaralar karşısında hangi gezegende olduğunuzu unutacaksınız.

Biz İzlanda’ya vardığımız ilk gün Reykjavik’in en uygun konaklama yeri olan Pod Hostel‘de kaldıktan sonra sabah erkenden yola çıktık. İzlanda’nın en çok turist çeken yerleri bu rota üzerinde olduğu için çok erken yola çıkmanız gerçekten önemli, biz 6’da yola çıktığımız halde daha erken kalkmadığımıza pişman olduk. Game of Thrones 4. sezondaki Brienne ve Hound’un kanli savasi da Thingvellir milli parkinda geciyor.

Þingvellir (Thingvellir)

Rota üzerine ilk geçtiğimiz yer Þingvellir Ulusal Parkı oldu. Buraya geldiğinizi ilk olarak aniden düşen hız sınırından da anlayabilirsiniz. Ama bir anda değişen ve yemyeşil olan doğayı görünce zaten yavaşlamak isteyeceksiniz. Buranın en karakteristik özelliği kıtaların birbirine sürtünmesiyle oluşmuş büyük yarık. Yarığın bir tarafından diğerine geçtiğinizde, Kuzey Amerika levhasından Avrasya levhasına geçmiş oluyorsunuz. Otoparkin yakinindaki yerleri gezmekle yetinmeyip kendi rotanizi olusturmanizi kesinlikle tavsiye ederiz.

Laugarvatn

Bir sonraki durak, geceyi geçireceğimiz Heradskolinn Boutique Hostel‘in de bulunduğu Laugarvatn bölgesi.

İzlanda’nın bu kısmı Golden Circle denmeyi hakeden, parlak, sarı ve yeşil renklerle dolu. İzlanda’da sık sık olacağı gibi yine kendinizi çok uzaklarda, bambaşka bir iklimde gibi hissediyoruz. Yol boyunca bol bol at fotoğrafı çektikten sonra kaldığımız yerin hemen yanında otlayan atlar olduğunu görünce hemen kendilerini selamlayıp çimen yedirirken seviyoruz.

Bruarfoss

Bruarfoss, İzlanda’da çok da fazla ziyaret edilmeyen şelalelerden biri. Biz suyun köpürürken aldığı müthiş renkleri görmek için gitmek istedik, ve sonunda pişman olmadık. Çok ziyaret edilmediği için ulaşımı biraz daha zor. Daha tam yapılmamış birkaç karışık sokağı geçtikten sonra şelaleye yürüyerek ulaştık. Gerçekten küçük ama bir o kadar da güzeldi. Üzerindeki köprüyü geçip kolayca suların hemen yanına kadar indik. Fotograf cektik ama renk ve isik olarak hic biri bu selalenin hakkini vermediginden gidip kendiniz görün istedik. Braurfoss’ta hiç turist görmememizden cesaret alıp yolun geri kalanını ağırdan alsak da, bir sonraki hedefe ulaştığımızda çok hızlı sevinmememiz gerektiğini farkettik.

Strokkur / Geysir

Gezi dönüşünde “fışkıran suları gördünüz mü” diye soran insanlardan da anladığımız gibi, burası İzlanda’nın en bilinen noktalarından biri. Geysir kelimesi Izlandaca bir fiil olan ‘geysa’ yani fiskirmaktan geliyor. Doğal olarak da müthiş bir turist kalabalığına sahip. Burasi hakkında fotoğraflarla anlayamayacağınız önemli bir bilgi de yer altından gelen suyun çok ağır kokusu. Yürürken etrafinizi cürük yumurtalar sarmis gibi hissedecesiniz iste bu tam da sülfürün kokusu. İzlanda’da bu kokuyu daha çok yerde hissedeceksiniz. Biz mesela Reykjavik hostelimizin dusunda bile hissettik.

Yanlis bir algi da Great Geysir’in cogunlukla hemen yakininda olan Strokkur ile karistiriliyor olmasi. Great Geysir suanda aktif degil. 1910 yilindan sonra patlamalari giderek seyreklesmis. Strokkur suanda aktif olan ve yaklasik 5-6 dakikada bir 30 m yüksege patliyor. 

 

Gulfoss

Izlanda’da az vakti olanlarin ilk yaptigi turun Golden Circle olmasi sebebi ile ülkenin belki de en popüler yerlerinden biri Gulfoss. Hvítá nehrinin bir noktada 2 asamaya kirilmasi ile olusan bu muhtesem görüntüye otobüs otobüs turlar akin ediyor. Burasi biraz sakinlensin az kisi olsun gideyim diyeceginiz pek vakit olmayacaktir.

Secret Lagoon – Gamla Laugin (the old pool), Flúðir

Flúðir normalde 400 kisinin yasadigi bir köy. Doğal sıcak su kaynaklarının arasında rahatça yüzebilmek istiyorsanız yolunuzu biraz uzatıp Secret Lagoon’a uğramaya kesinlikle değer. Halk arasinda Gamla Laugin yani the old pool olarak bilinen bu yer 2014 yilinda köyün lokallerinden biri tarafindan renove edilip halka acilmis. Izlanda’da yüzmenin ücretli olduğu çok az yerden biri burası. Girip çıkmak tamamen serbest, ama yüzmek için yaklaşık 20 Euro ödemeniz gerekiyor. Bizce deger mi, Reykjadalur’u gördükten sonra degmez.

Kerið

Cektigimiz fotograflar sizi buraya gitmekten alikoymasin diye fotograf eklemiyoruz cunku bizim cektigimiz fotograflarda Kerid’in müthis aquamarin rengi maalesef cikmadi. Burasi bir volkanik krater gölü. Giris yaklasik 400 ISK yani 3 Euro.